Yağ Asitleri

Yağ Asitleri Nedir

Yağ asitleri vücuttaki birçok fizyolojik işlem için büyük önem taşıyan maddelerdir. Bu maddelerin düzenli ve yeterli bir şekilde vücuda alınması, hücre zarlarının bütünlüğünü korumasına, cilt, saç ve tırnakların daha sağlıklı hale gelmesine ve hatta çeşitli bioetken bileşiklerin (hormonlar, inflamatuvar aracılar vs.) sentezine katkıda bulunur. Omega-3 ve omega-6 gibi yağ asitlerinin yeterli miktarda tüketimi iltihap oluşumunu azaltırken, bağışıklık sistemini güçlendirir ve kardiyovasküler sistemin sağlığını korumasına yardımcı olur.

Devamını oku..

14 Ürün

sayfa başı

14 Ürün

sayfa başı

Yağ Asitleri Ne İşe Yarar

Yağ asitleri hücre zarlarının moleküler yapılarını oluştururlar. Aynı zamanda normal vücut fonksiyonlarının işlevselliği ile vücüdun büyümesi ve iyileşmesi için gerekli biyoaktif bileşiklerin öncül maddeleridirler. Yağlar, karbonhidrat ve proteinler ile beraber vücudun temel enerji kaynaklarındandır. Yağda çözünebilen vitaminlerin (A, D, E ve K) emiliminde önemli bir rol oynarlar.

Doymuş yağ asitleri ile hidrojenize edilmiş veya trans yağların vücuda alınması, organizmaya verdikleri zararlı etkiler nedeni ile mutlaka sınırlandırılmalıdır. Bu maddeler yerine mono doymamış ve çoklu doymamış yağların tüketilmesi önerilir. Farkı yağ asitlerinin tüketimi ile yapılan dengeli bir beslenme (özellikle omega-3 ve omega-6 olmak üzere) sinir sisteminin, sindirim sisteminin ve bağışıklık sisteminin düzgün bir şekilde çalışabilmesi ve safra asidinin üretilebilmesi açısından çok önemlidir.

Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin dengeli bir biçimde tüketilmesi proinflamatuvar faktörlerin sentezini azaltmaya yardımcı olarak, kardiyovasküler sistemin desteklenmesine ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine katkı sağlar. İnflamatuvar tepkiler enfeksiyonlar ile savaşırken kullanışlı olsalar da, vücutta olumsuz durumlara yol açabilecek kronik bir iltihap durumun önlenmesi çok önemlidir. Yeterli miktarda omega-3 tüketimi proinflamatuvar maddelerin üretimini kısıtlayarak ve hücre zarları ile kanın akışkanlığını arttırarak önemli bir kardiyoprotektif etki ortaya çıkarır. Olması gereken hücre zarı geçirgenliği, insülin örneğinde olduğu gibi diğer moleküllerin ya zarın içinden geçmesini ya da zara tutunmasını sağlar. Aynı nedenden dolayı yüksek miktarda omega-3 tüketimi, kişide şeker hastalığı, obezite ve hipertansiyon gelişimini engellemeye yardımcı olur.

Yağ asitleri vücutta, deri bütünlüğünün korunması, hücre zarlarının yapısı ve prostaglandinler ile lökotrienler gibi inflamatuvar aracıların sentezi tarzında fizyolojik süreçlerin yerine getirilmesinde aktif rol oynarlar. Çoklu doymamış yağ asidi tüketiminin yeterli seviyede olmaması deri ile ilgili problemlere (sertleşme, kuruma ve pul pul olma gibi) yol açabilirken, aynı zamanda kolesterolü, trombosit işlevini, inflamatuvar tepkileri ve immüniter yanıtları etkileyen dengesizlikler de yaratabilir. Vücut, mutlaka gıda veya tamamlayıcı madde yolu ile alınması gereken temel yağ asitleri dışındaki yağ asitlerini üretme yeteneğine sahiptir.

Dikkat - Olası Yan Etkiler
  • Besinsel tamamlayıcı maddeler, çeşit içeren, dengeli bir beslenmeye ve sağlıklı bir yaşam tarzına alternatif olarak kullanılmamalıdır.